BU AÇIKLAMALAR HÜKÜMSÜZDÜR!..NE YAPARSANIZ YAPIN “HAYIR”LISI OLACAK!..İHRAÇ EDİLEN MEMURLARLA İLGİLİ KOMİSYON BU HFTA KURULUYOR BAKAN YILMAZ: BİN 500'Ü GÖREVİ BIRAKTI KONCUK: SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL!MEB, BU ALANDAKİ ÇALIŞMALARINI HIZLANDIRDI ÖSYM'DEN ÖĞRETMENLERE YENİ SINAV GÖREVİ SINAV,SINAV NEREYE KADAR ?ÖSYM, YENİ KPSS ÜCRETLERİNİ AÇIKLADI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YIPRANMA PAYI MÜJDESİ BAKAN YILMAZ'DAN ÖĞRETMEN ATAMA AÇIKLAMASIDERSHANEDEN DÖNÜŞEN OKULLARA ARSA TAHSİS EDİLECEK YSK SEÇMEN SORGULAMA SİSTEMİ ERİŞİME AÇILDI ÖSYM'DEN SON DAKİKA AÇIKLAMASI! 27 MART'DAN ÖNCE ADAYLARA DUYURU YAPILACAKTEOG'DA MAZARET SINAVI VAR DA YGS'DE NEDEN YOK? KPSS HARÇLARI?
Yazı Boyutu : A+ A-

CEMAATLER, TARİKATLAR, VAKIFLAR!!!


05-12-2016 16:12:51


Sami ÇELİK

   
    Konumuzu daha iyi anlayabilmek için kavramlara açıklık getirmek istiyorum;
Tarikat; Allah’a ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri. İslamiyet’te, İslamiyet’in kalbi boyutu üzerinde duran ve ’’kalbin fıkhı’’ diye nitelenen tasavvuf öğretisinin uygulandığı düzenli kurumsal yapılar olarak tarif edilir.
Cemaat; İnsan topluluğu, bir fikir ve inanç etrafında toplanmış kimseler.
Vakıflar; Bazı kamu hizmetlerinin sürekli yapılabilmesi için şahıslar tarafından bırakılan mülk ve paradır. Sadaka da denir.
Yukarıda kısaca vakıf, cemaat ve tarikatların özünü izah etmeye çalıştık. Bu güzel anlamlara rağmen; Türkiye Cumhuriyeti Devleti yıllar boyunca cemaatlerin, cemiyetlerin, tarikatların, vakıfların baskısı ve taassubu altında kalmıştır. Bu cemaat, cemiyet, tarikat ve vakıflar amaçları doğrultusunda değil de adeta devleşmek, tekleşmek, güçleşmek ekseni üzerinde hareket etmişlerdir. Aslı görevlerinin dışına çıkmışlardır. Bunları kontrol etmek, dizginlemek, esas yoluna çekmek dinsizlik sayılmıştır. Bu dernek, cemaat, cemiyet, tarikat ve vakıfların bir çoğu Cumhuriyete, devlete adeta düşmanca hareket etmiştir. Aralarında kesinlikle bir ahenk yoktur. Bir cemaat diğer bir cemaatle düşman gibidir. Bunlar insanlar arasındaki kardeşlik ve din bağlarını zedelemiştir. Türkiye de, siz, biz, onlar ve daha fazla hizipçiliğin kaynağı olmuşlardır. İşleri güçleri hizmetten ziyade rantlaşmak üzerine kurulmuştur. Her birinin Ceoları vardır. Gün geldi müteahhit oldular, gün geldi ticaret erbabı oldular, gün geldi taraftarlarının kanını emdiler, gün geldi siyasetçi oldular. Partilerle anlaşmaya gittiler. Parlamento da millet vekilleri ve bakanları oldu. İslam dinini tefrikaya düşürdüler. Milleti zarflarla, himmetlerle soydular. Milletin avucunda bulunan ilaç ve cenaze defin paralarına göz diktiler. Bunların arasından doyumsuz bir tanesi devletin tümüne hakim olmak için meclisi bombaladılar.
     Büyük Atatürk; 17 Aralık 1927 yılında, Ankara’da Türk milletine şöyle sesleniyordu; ‘’ Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu gibi yapılar din ve devlet düşmanı oldukları, Selçuklu ve Osmanlıyı bu yüzden batırdıkları için yasakladık. Çok değil yüzyıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz, göreceksiniz ki, bazı kişiler, bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyuna alarak başa geçecek, ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayınız ki, o gün geldiğinde, her bir taraf diğerini dinsizlikle ve vatan hainliğiyle suçlamaktan geri kalmayacaktır.’’ Büyük Atatürk’ün dediklerinin tamamı gerçekleşti. Şimdi; her köşe başında bir vakıf, bir dernek kurulmakta, cemaate, tarikata girenlerin önü açılmaktadır. Zengin olmanın en kısa yolu bunlara üye olmaktan geçmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı kış uykusundadır. Tarikatlar, cemaatler, vakıflar, dernekler palazlanırken, milleti soyarken, vatanı yıkarken, Diyanet İşleri Başkanlığı rahatlık içinde ve makam peşindedir. Artık ezan bile kasetten verilmektedir. Bu gibi cemaat. Tarikat, vakıf ve dernekler bu aymazlıkla devam ederse, belki de dönüşü olmayacak yeni bir ihanetin önü açılacaktır. Çözüm olarak; Atatürk’ün yolunda, O’nun düşünce ve gözlemlerinin ışığında hareket ederek, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı yeniden yapılandırarak, Türk milleti, bu zillet ve illetin sömürü aracı olmasından kurtarılmalı, bu kurumların denetimi behemehal aralıksız yapılmalıdır. Ya da işleyişlerine son verilmelidir.

Sami ÇELİK


YAZIYI PAYLAŞMAK İSTER MİSİN?

BU HABERE YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ ?

:

:

YORUMUMU ONAYLA


YORUMLAR
Sabit saffet ~ 3 ay önce
Sayın yazar ın aklından bi zoru var mı diye düşündüren bir yazı,sapla saman ancak bu kadar birbirine karıştırılabilir,yazıklar olsun.



Yazarlar

En Çok Okunanlar
    Anket

    2016-2017 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINDA ÇÖZÜM BEKLEYEN EN ÖNEMLİ SORUN NEDİR ?


    Öğretmen Atamaları
    Boş geçen dersler
    Sınav sistemi
    Temel Liseler
    Çalışanların Sosyo-ekonomik durumu

    2011 Kamudan.com Asist Media Ahmet Hamdi Çicek - Adres selcuklar cad evren apt no 18/ daire3 Etiler Besiktas İstanbul Tel 0212 2886322
    Tasarım ve Yazılım KARİP NETWORK
    Sağlık Sitesi - Yeni Projeler